Devlet Ana - Değerlendirme
Belki de edebiyatımızda doğu batı sentezini doğu ve batıya hakkını vererek gerçekleştiren en büyük isimdir Kemal Tahir. Onun kalemindeki yerel ağızlar, şiveler, Anadolu düşüncesinin saflığı çok ender yazar tarafından neşredilmiştir.
Tarihi karakterlerin çok fazla değiştirilmeden tarihi olayların içinde resmedilmesi işi ciddi bir iştir. Böyle bir eser kaleme almak isteyen kişi tarihi olayları sadece tek kaynaktan okumayıp birçok farklı tarihi tek potada eritmesi gerektiğini iyi bilir. Çetin, yorucu ve disiplin isteyen bu tarz eserlerin tadına doyum olmadığı aşikardır. Çünkü okuyucu bu tarz eserlerde bir taşla birçok kuş vurmaktadır. Hem tarihi konuları hikayelendirdiğinden dimağındaki tarih canlı ve taptaze kalır, hem de bu temel tarih bilgisi yeni konuların öğreniminde beyindeki nöron ağının daha da uzamasını sağlar. Öğrenmenin en sadık dostudur hikayelendirmek. Öyküleyici anlatım, kutsal kitapların en göze çarpan yanıdır. Konumuza dönecek olursak Osmanlı Devleti'nin kuruluş dönemi çoğu insanın zihninde oldukça soluk şekilde yer alır. Hatta kuruluş yılı hakkında tarihçiler arasında görüş birliği yoktur. 1299 Devletin kuruluş yılı olarak kabul edilse de 1302 yılındaki Bizans ile gerçekleştirilen Koyunhisar savaşını kuruluş olarak kabul eden duayen tarihçiler vardır. Dönem, olayları, toplumları ve kişileri ile eşsiz bir yere sahipse de bu dönemle ilgili elimizdeki belgeler sınırlıdır. İşte bu sınırlı dönem için yazılan bu roman, Kemal Tahir'i sanatının doruk noktalarına ulaştırmış okuyucunun gönlünde bambaşka bir yere taşımıştır.
Devlet Ana kendisini bu topraklara ait hisseden tüm unsurların, tüm mozaiğin kitabı. Rum Mavro, Kerim çelebi, Orhan Bey, Kaptan Paşa, Adem Ejderhası Pir Elvan, Benito Keşiş, Frenk Notüs Gladyüs, Osman Bey, Türkopol Uranha ve Bacıbey yani Devlet Ana. Öyle vurucu karakterler var ki kitapta ve bu karakterlerin hemen hemen hepsi kitabın bir bölümünde başrolü oynamakta. Bugün holywood filmlerinde izlerken senaristleri kutladığımız farklı bakış açıları ile farklı kişilerin gözünden işlenen dünya tasvirinin muhteşem bir örneğidir. Öyküler, kişiler, olaylar kitabın her yerinde farklı farklı şekillerde fakat asla karışmayan hakim bir yapıdadır.
Konu ile ilgili harika bir inceleme elime geçti. Adıyaman Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Mustafa Karabulut'un hazırlamış olduğu incelemeye buradan ulaşabilirsiniz.
Erkan Karaca

0 yorum:
Yorum Gönder